Pontus Olayı Nedir Mücadele Döneminde Pontus Meselesi

02.07.2021
52
A+
A-
Pontus Olayı Nedir  Mücadele Döneminde Pontus Meselesi

PONTUS MESELESİ
Pontus meselesi 19. Yüzyıl itibarıyla Osmanlı Devleti’nin zayıflaması ve Avrupalı devletlerin Osmanlı topraklarını parçalama planlarının bir parçası olarak ortaya çıkmıştır. Temeli Karadeniz bölgesinde bir Rum Pontus Devleti kurma düşüncesine dayanır. Bununla birlikte meselenin tarihi derinliği şu şekildedir.
Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde azınlıkların devletten ayrılarak kendi devletlerini kurmaları Avrupalı büyük devletlerin de teşvik ettiği bir konudur. Bu çerçevede özellikle Karadeniz bölgesinde bu amacı gerçekleştirmek adına etkinlik gösteren Etnik-i Eterya cemiyetinin faaliyetleri sonucunda kurulan Pontus Rum cemiyeti bu meselenin ana aktörlerinden biri olmuştur. Özellikle Hristiyan azınlıkların Osmanlı yönetiminden ayrılmalarını ve kendi devletlerini kurmasını savunan cemiyet Karadeniz bölgesinde bu fikri yaymaya çalışarak bu doğrultuda gazete ve dergiler çıkarmaya başlamıştır. Buna göre cemiyetin temel amacı Samsun’u merkez alarak İnebolu’dan Batum’a kadar uzanan bölgede bir Rum Pontus Devlet’i kurmaktı.
Bu doğrultuda faaliyetlerine devam eden cemiyet devlet kurulmasını kolaylaştırmak adına bölgedeki Rum nüfusunun artırılmasına yönelik Kordos cemiyeti adında bir cemiyet daha kurar. Bu cemiyetin çalışmalarıyla Samsun bölgesine farklı bölgelerden Rum göçmenler getirilip yerleştirildi ve nüfus olarak Türkler ’den daha fazla olmak amaçlandı. Ayrıca bölgede yaşayan Rum ve Ermeniler ’in günlük hayatta Türkçe konuşmalarına engel olarak Yunanistan’dan getirdikleri papaz ve öğretmenlerle Rumlara Türkçeyi yasakladılar ve Rumca konuşmayı zorunlu hale getirdiler.

Birinci Dünya Savaşı Sırasında Pontus Meselesi
Osmanlı Devleti’nin savaşa girip seferberlik ilan etmesiyle Rumlar Karadeniz bölgesindeki Türklerin savaşa giderek bölgeden uzaklaşmaları yönünde faaliyette bulunmaya başladılar. Ayrıca bazı Rum çeteleri Türklere karşı eylemlerde bulunmaya başladılar. Ayrıca Rusya savaş sırasında Rumların da desteğini alarak Karadeniz bölgesinin bir kısmını işgal etti. Bütün bunların gerçekleşmesinde İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesi önemli yardımlarda bulunmuştur.
1917 yılındaki Bolşevik ihtilaliyle Rusya’nın bölgeden çekilmesi Osmanlı Devleti’nin tekrar bölgeye hâkim olmasını sağladı. Ancak Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle barış görüşmelerinde Pontus Rumlarının durumu da görüşmelere dahil edilmiştir. Zira Yunanistan Karadeniz bölgesinde kurulacak bir Rum Pontus devletiyle birleşerek büyük Yunanistan hayalini gerçekleştirmek istiyor, İngiltere ise burada kurulacak bir Rum devletiyle Karadeniz ve Kafkasya bölgesini kontrol altında tutmanın hesaplarını yapıyordu. Bu çerçevede barış görüşmelerinde Karadeniz’deki Rumların can ve mal güvenliğinin tehlikede olduğuna dair Osmanlı Devleti’ne bir nota verdiler. Bu problemin halledilmemesi halinde Mondros Mütarekesine dayanarak Samsun ve çevresine asker çıkaracaklarını ifade etmişlerdir. Osmanlı Hükümeti ise durumu araştırmak üzere Mustafa Kemal Paşa’yı 9. Ordu müfettişi sıfatıyla bölgeyi araştırmak üzere görevlendirmiştir.
Millî Mücadele Döneminde Pontus Meselesi
Mustafa Kemal yapmış olduğu araştırmalar neticesinde düzenlediği raporunda Samsun ve çevresindeki asayiş bozukluğunun Rum çetelerden kaynaklandığını belirtmiş ve Türk halkının kendilerini bu çetelere karşı korumak adına silaha sarıldığını ifade etmiştir.
Millî Mücadele döneminde batı cephesinde Yunanlılarla mücadele edilirken Karadeniz tarafında Rum çetelerinin isyanlarıyla da uğraşılmak durumunda kalınmıştır. Rum çetelerinin bölücü ve yıkıcı faaliyetlerine karşı “Merkez Ordusu” adı altında bir askeri birlik kurulmuş ve Nurettin Paşa komutasında bu çetelere karşı mücadeleye başlanmıştır. Ancak çetelerin oldukça dağınık olması ve gayri nizami har usullerine göre çarpışmaları sonuç almayı geciktiriyordu. Büyük Millet Meclisinde görüşülen meseleyle Karadeniz bölgesinde yaşayan Rumlardan eli silah tutan 15 ve 50 yaş arasındakilerin sahil kesimlerinden iç kesimlere göç ettirilmesi kararlaştırıldı. Yakalanan çeteciler ise İstiklal mahkemelerinde yargılanarak gerekli cezalara çarptırıldılar.
Lozan antlaşmasından sonra Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan mübadele antlaşması sebebiyle Karadeniz bölgesinde yaşayan Rumların bir kısmı Yunanistan’a göç ettiler. Onların yerine ise Yunanistan’dan Türkiye’ye göçen Türkler yerleştirildiler.
Daha sonraki yıllarda Yunanistan’ın Pontus Soykırımı adı altında uluslararası arenada gündeme getirmeye çalıştığı konu çok da ciddiye alınmamıştır. Nitekim mübadele zamanında göç eden Rumların sayısına bakıldığında ve yapılan incelemelerde böyle bir soykırımın mümkün olmadığı açıkça görülmektedir. Ancak bu gibi iddiaları her zaman için propaganda konusu yapmayı amaç edinen Yunanistan 7 Mart 1994’te çıkardığı yasa ile 19 Mayıs gününü “Pontus Rumlarını Anma” günü ilan etmiştir.

tarihigercekler
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.